Kuleleriyle ve kapılarıyla birlikte binaları da çok iyi korunmuş olan Dinkelsbühl, Wörnitz nehri vadisinde kurulmuş ve oldukça geniş bir alana yayılmış. Tarihi ticaret yolları kentin merkezinde buluşuyorlar. Dokuzuncu asırda iki önemli kraliyet yolunun korunması amacıyla surlar ve bir Fransız kraliyet sarayı inşa edilmiş. Kentin adı, ilk kez 1188 tarihli ve kral Barbarossa’ nın şehri hediye ettiğini belgeleyen bir tapu kaydında “burgus Tinkelspuhel” olarak geçiyor.

weinmarkt

Weinmarkt

 

1380-1440  yılları arasında şehir duvarları ve su hendekleri yapılmış. Geç Gotik döneme ait St. George manastırı 1448-49 yıllarında inşa edilir. Otuz yıl savaşları sırasında 1632 yılında İsveç’ li ordular kenti zapteder. 1806 yılında Bavaria’ ya bağlanan Dinkelsbühl’ e 1888 yılında Berlin ve Münih’ ten gelen sanatçılar, şehrin güzelliğinden etkilenerek çeşitli eserlere imza atarlar.

wornitz-tor

Wörnitz Tor

 

İki büyük dünya savaşından da yara almadan çıkan kentte günümüzde St. George kilisesinin bulunduğu yerde görülebilen ahşap haç, bir zamanlar kent kabristanının ve St. Vitus şapelinin olduğu yer. Rivayete göre burada gerçek boyutlarda 12 adet som gümüşten havari heykeli varmış. Otuz yıl savaşları sırasında şapelin papazı bu heykelleri  ele geçirilmesinden korkarak gizli bir yere götürüp gömmüş ve hemen sonra kendisi de ölmüş. Bazı ziyaretçiler, özel zamanlarda kilise bahçesinden geçerlerken, beyazlar giymiş bir kadının kendilerine göründüğünü ve oradan uzaklaşmalarını isteyen hareketler yaptığını söylerlermiş. Bu kadının, papazın yönetimindeki aşçı olduğu ve hala heykelleri koruma güdüsüyle ziyaretçilere göründüğü söyleniyor…

renk-uyumu-da-onemli

Pasta dilimi gibi binalar

 

Şehirde 16 kuleye ve 4 kapıya sahip surlar görülmeye değer. Nikolaus Essler’ in planlarına göre 1448-99 yılları arasında inşa edilen St. George kilisesi de gezilebilir. 1600 civarında “Market Hall” olan Town Hall, festival salonlarına sahip. Eski şehir merkezi, ortaçağ evlerinin adeta geçit töreni yaptığı bir yer gibi.

Hastane binaları, Holy Spirit kilisesi (1700), devlet tiyatrosu, konser salonu diğer görülebilecek yapılar. St. Paul’s kilisesi (1840-43) ve yaz tiyatro festivalinin yapıldığı Battlement bahçesi de ziyaret edilebilir.

st-george-kilisesi-yan-cephesi

St. George Kilisesi ve meydan

 

Ries bölgesinin kalbinde yer alan şehir, Oettingen-Wallerstein prenslerinin ikamet adresi. Kent merkezinde tarihte meşhur salgın hastalık  belasını betimleyen “salgın” ya da “kutsal Trinity” heykeli bulunuyor.  Şato 1188 yılında yapılmış. Kentin adı 1238-74 tarihli eski dökümanlarda “Steinheim” yani “kaya yurdu” olarak geçiyor.

sehrin-ana-caddesi

Ana cadde ve Salgın heykeli

 

1261 de Oettingen kontları şehri ve şatoyu kuşatıp alırlar. 1612-13 te St. Alban kilisesi yeniden yapılır. 1648 de şato yıkılır. 16.-19. asırlar arasında Wallerstein bir taşra şehri olarak gelişir. Salgın heykeli 1722-25 arasında yapılıp yerine konulur. Şehre yakın bir konumda 65 metre yüksekliğinde bir “Wallerstein Felsen” kayası var ve buradan kent çevresinin manzarasını seyretmek mümkün.

hastane

Hastane binası

 

Ziyaret edilebilecek yerler arasında Saray (1805), St. Anna şapeli (1498), Kraliyet atçılık okulu (1741-51), saray bahçesi, Moritz Şatosu (1803-04) ve Orangery sayılabilir.

Yolumuzun üzerinde sırasıyla Nördlingen ve Harburg var….

Reklamlar