Etiketler

, , , , , , , , ,

 

Onaltıncı asırdan onsekizinci asıra kadar olan dönemi olduğu gibi günümüze yansıtan çok değerli bir başka sanat eserini, ünlü Rönesans Sarayı’ nı barındıran Weikersheim’ e hoşgeldiniz…

img_20160923_175628

Muhteşem bahçeden sarayın görünüşü

Kente dair ilk yazılı doküman 837 yılına kayıtlı ve Fulda Manastırının bir tapu belgesinde adı “Wichartesheim” olarak geçiyor. 1156 yılından başlayarak Hohenlohe ailesinin ikametgahı olan Weikersheim’ daki sarayın yapımı onikinci asırda gerçekleşmiş. 1595-1605 arasında Şövalyeler salonu ve saray şapeli eklenmiş.  Onaltıncı asırda Kont Wolfgang II’ ye kalan saray, yeni sahibinin elinde muhteşem bir Rönesans başyapıtına dönüşüyor.

dsc_0843

Saray bahçesinin diğer ucundaki heykeller

Pek çok odası olan sarayda en göze batan hacim, Prenses Elisabeth Friederike Sophie’ nin kullandığı “Banket Salonu”. Bu salonun tüm süslemeleri ve mobilyası o günlerden bu yana hiç bozulmadan korunmuş, sarayın diğer odaları gibi…

dsc_0833

Saray iç avlusundan bir görüntü

 

Barok iç mekanlar ve Versailles tarzı bahçe ise 1708 civarında eklenmiş. 1719-21 yılında ilave edilen oranjeri bölümü de ilginç. Saray 1967 yılından bu yana Baden Württenberg eyaletinin malı. Sarayın iç hacimlerini gezerken fotoğrafla görüntülemeye izin verilmiyor (ya da bize izin vermediler..), bu nedenle size de yansıtamıyorum. Sadece broşür üzerindeki bir görüntüyü ve bir “youtube” linkini ekleyebildim bloğuma.

weikersheimpalace1

Şövalyeler Salonu

Şehir ve yakın çevresinde şarapçılık eski bir gelenek. 50 yılı aşkın bir süredir müziğe verdiği önemle de anılıyor Weikersheim. ‘Jeunesses Musicales Deutschland’ a ev sahipliği yapıyor ve yılın her döneminde düzenli konser organizasyonları var. Bunun yanısıra “Karwe” adındaki tarih festivali, şarap ve sokak festivalleri de geleneksel hale gelmiş kentte…

dsc_0878

Saray girişi

 

Şehrin diğer bazı yapılarına ve görülesi yerlerine gelince;

1323 yılında inşa edilen Town Hall,

1414 yılında yapılan Gotik mimariye sahip Parish Kilisesi,

Eski şehir merkezi, Rococo tarzındaki Rosenbrunnen çeşmesi (1770), Kornbau kilisesi (1582), Tauberland Village Museum (Dorfmuseum) (geleneksel kıyafetler, aletler ve mobilyalar sergileniyor), Şehir surları ve bazı kuleli kapılar (Blaue Kappe ve Gansturm),

img_20160923_181340

Kent meydanı

 

Gotik hac kilisesi (15.-17. asır).

Romantik Yol üzerindeki seyahatimiz devam ediyor ve birbirinden güzel ortaçağ yerleşimlerini ardı ardına ziyaret ettikçe, hem kültür varlıklarının nasıl korunabildiğine hayretle şahit oluyor, hem de yeni nesillere ve dünyanın diğer coğrafyalarından gelen insanlara bu varlıkların değerinin nasıl aktarıldığını biraz da kıskanarak öğreniyoruz. Bu arada güneye doğru indikçe de heyecan artıyor, çünkü gelecek kasaba ve şehirlerde daha yoğun ve  daha değerli örneklerle karşılaşacağımızı biliyoruz. Onlardan birisi de “Rothenburg ob der Tauber”…

 

 

Reklamlar