Etiketler

, , , , , , , , , , , , ,

 

Kuzey Bavaria’ nın Franconia bölgesinde ve Main nehri üzerinde bulunan bu tarihi kentin geçmişi MÖ 1000 yılına kadar uzanıyor. Kurucuları olan Kelt’ler, bir hayli korunaklı olan Marienberg tepesinde bir yerleşke  inşa ederek işe başlamışlar. MS 742 yılında St. Boniface, burada Würzburg piskoposluğunu kurmuş ve  St. Burkard’ı ilk görevli olarak seçmiş.

dsc_0342001

Würzburg kalesi girişi

Marienberg Kalesi (Festung Marienberg) kentin en önemli sembolü. Keltler tarafından kurulan ilk yerleşim üzerinde 704 yılında Marienkirsche (St. Mary kilisesi) inşa edilmiş ve kayıtlarda şehrin adı Virteburch olarak geçmiş. 12. asırda, şehir yönetim şekli “prens-piskoposluk”a terfi edince hem yönetimin kudreti hem de kentin önemi artmış ve halktan toplanan vergiler doğrudan yönetime akmaya başlamış. Kilisenin etrafındaki kale yapılaşması 13. asırdan başlayarak devam etmiş. Böylece kale, 500 yıldan fazla süreyle prens-piskoposlara ev sahipliği yaptıktan sonra 1639 yılında İsveçli Gustavus Adolphus’ un eline geçmiş, yeni sahibi kaleyi barok tarzda yeniden inşa ettirmiş.

gun-batiminda-kale

Würzburg kalesinde akşam oluyor…

Würzburg bu tarihlerde o kadar hızlı gelişme kaydetmiş ki, adeta Kutsal Roma İmparatorluğu’ nun resmi olmayan merkezi haline gelmiş. Kral 1. Frederick’ in evlilik töreninin (1156) burada yapılması da bu sayede gerçekleşmiş.

Şehirde yaşayan halk ve özellikle çoğunluğu oluşturan çiftçiler giderek vergilerden daha çok şikayet eder hale gelmişler ve  16. asırda meydana gelen “Çiftçi Savaşları” (German Peasants’ War) sırasında prensin karşısında yer almışlar (1525). Bu savaşlarda şehri yönetenler, olası saldırılara karşı kaleyi daha da güçlendirmek zorunda kalmışlar ve sonunda galip gelerek güçlerini halka ve çiftçilere gösterecek bir de ihtişamlı saray inşa etmişler kentin merkezine .  “Rezidence Palace” ın inşaatı 1744 yılında tamamlanmış.

saray-bahcesindeki-havuz

Rezidence Palace ve bahçesi

Napolyon savaşları sırasında kentin savunması giderek zayıflamış ve sonunda kontrol Bavaria’ nın eline geçmiş (1814). İkinci dünya savaşı sırasında ağır yaralar alan kent, göçmenlerin ve savaş gazilerinin doldurduğu bir “hastane şehir” e dönüşmüş. Nihayet 16 Mart 1945 tarihinde sadece 17 dakika süren ve 250 savaş uçağının katıldığı bir bombalama sonrasında kentin %87 si harabe haline gelmiş ve yaklaşık 5,000 kişi hayatını kaybetmiş.

Würzburg bu haliyle “Grab am Main” yani “Main nehri üzerindeki mezar” adıyla anılmaya başlamış ve Amerikan ordusunun, bir başka yerde yeni bir şehir kurup burayı savaş müzesi gibi muhafaza etmek fikri, Würzburg halkı tarafından şiddetle reddedilmiş. 1970 itibariyle kentin yeniden inşası tamamlanmış.

Şimdi Würzburg’u değerli kılan önemli tarihi yapılarını gezelim:

18. asırda ünlü mimar Balthasar Neumann önderliğinde inşa edilip bitirilen Rezidence Palace (1720-1744), kentin barok tarzını yansıtan önemli simgelerinden birisi. Sarayın pek çok yerinde İtalyan ressam Giovanni Battista Tiepolo tarafından yapılmış muhteşem freskleri görmek mümkün. Bunlardan en güzeli de, sanatçının dünyadaki dört kıtayı betimlediği ve resme boyut katmak için köşelere heykelcikler yerleştirdiği dünyanın en büyük freski. Sarayın içinde birbirinden güzel ve farklı tarzlarda döşenmiş çok sayıdaki salonlarını ve kiliseyi (Hofkirsche) burada tek tek anlatmak için satırlar yetmez, mutlaka görülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu bloğumda sarayın içinden görüntüler sunamıyorum, çünkü içeride fotoğraf çekmek yasak…Dışarıda ise, bahçe uzmanı Johann Prokop Mayer tarafından tasarlanan ve oldukça büyük bir alanı kaplayan saray bahçesinde (Hofgarten)  ise kum taşından yapılmış heykeller ve türlü bitkiler yer alıyor. Sarayın ön tarafında ise 1894 yılında yaptırılan “Franconia Fountain” var. Bu çeşmenin tabanını ressam Mathias Grünewald, şair Walther von der Vogelweide ve heykeltraş Tilman Riemenschneider’ in heykelleri süslüyor.

saray-giris-avlusundaki-unlu-cesme

Saray girişindeki çeşme

Kentin diğer bir ünlü yapısı, romanesk tarzda inşa edilmiş olan St. Kilian Katedrali (Dom St. Kilian). Würzburg piskoposu Bruno tarafından 1040 yılında yaptırılan kilise,  785 yılındaki yangında yıkılan birinci ve 855 yılındaki yangında yıkılan ikincisinin yerinde yükseliyor. İrlandalı bir din adamı olan St. Kilian, iki yardımcısıyla (Kolonat ve Totnat) burada Hristiyanlığı yaymak için bulunurken, zamanın şehir yöneticisini, evliliğinin Hristiyanlığa uygun olmadığına ikna etmeye çalışırken öldürülmüş (689). Kendisinin ve yardımcılarının kemikleri  günümüzdeki Kilian kilisesinin altında bulunmuş…

st-kilian-kilisesi

St. Kilian Katedrali

Kaeppele Kilisesi (hac kilisesi), Würzburg kalesinden çok iyi görünen ve şehre  hakim bir tepe üzerinde yine Neumann tarafından inşa edilmiş Barok/Rococo tarzında bir yapı.

Haus zum Falken, eski şehrin merkezinde Marienkapelle’ ye komşu çok şık bir bina. Eskiden otel ve kütüphane olarak kullanılan, şimdilerde ise turizm ofisine ev sahipliği yapan binanın dış yüzü sarı ve beyaz tonlarda çok şık stucco süslemelerle kaplı.

Alte Mainbrücke (eski Main köprüsü), 1133 tarihine kayıtlı eski köprünün yerine 1473-1543 yılları arasında inşa edilmiş. 1730 un başlarında köprü üzerine oniki adet 4,5 metre yüksekliğinde heykel ilave edilmiş. Bunlardan bazıları John of Nepomuk, Mary ve Saint Joseph, Charlemagne ve Pepin the Short. İkinci dünya savaşı sırasında askerler, bir uçaksavar topunu yerleştirmek için Pepin’ in orijinal heykelini nehre atmışlar…

altebrucke-gecesi

Alte Mainbrücke’ de akşam

Rathaus (Belediye Binası), 1339 yılına tarihli bir şapel, 1453 yılına tarihli bir saat kulesi, 1822 yılına tarihli Carmelites manastırı gibi pek çok yapıdan oluşuyor.

Würzburg Üniversitesi (Julius Maximilans Universitaet), 1402 yılında kurulmuş. 1895 yılında Wilhelm Conrad Röntgen,  X-Ray ışınını keşfetmiş. Bu okulda Nobel ödüllü 14 bilim adamı araştırma yapmış ve eğitim vermiş.

Sanat ve kültürle iç içe yaşamış olan Würzburg’ un önemli aktivitelerinden bazıları, haziran ayında yapılan Mozart Festivali, mayıs ayındaki Şarap ve Afrika Festivalleri, Eylül ayındaki Şarap festivali ve Ekim ayında gerçekleşen Jazz Festivali olarak sayılabilir.

Würzburg’ un bir diğer özelliği de, ünlü “Romantik Yol” un başlangıç noktasında (ya da diğer yönde seyahat ediliyorsa bitim noktasında) bulunuyor olması.

gezmeci-festung-marienberg-de

Gezmeci Festung Marienberg’ de

 

Ağız Tadı:

Bavarya’ da temel olarak sosis çeşitleri, et yemekleri (sığır, dana veya domuz), knödel (lokmaya benzeyen küre şeklinde haşlanmış hamur veya patates ya da et taneleri), makarnalar, ekmek çeşitleri, tatlı yemekler ve tatlılar sunulmakta sofralarda. Pişiriliş tarzı açısından genellikle bilinen üç ana mutfak tipi var:

  1. Bavarian (Bayerische)
  2. Franconian (Frankische)
  3. Swabian (Schwaebische)

Münih beyaz sosisin doğum yeri olarak biliniyor ve knödel kadar olmazsa olmaz bir başka ürün de bizim simidimize benzeyen “Pretzel”. Franconian tarzında “Bratwurst” Nürnberg kentiyle bütünleşmiş bir sosis türü. Burada daha çok domuz eti tüketiliyor ve etin yanında her tür lahana (özellikle sauerkraut) , kuşkonmaz, havuç ve patates servis ediliyor. Franconia bölgesi 1200 yıllık şarap üretme tecrübesine sahip.

Swabian tarzının belirleyici unsuru ise makarna ve daima bir şekilde ıslatılmış tarzda sunum önemli. Çorbaya ekmek banılmadan yenmez, etler üzerine bolca dökülmüş sos olmadan sofraya gelmez…Bu yüzden bura halkına “ıslak yiyici” olarak tercüme edebileceğimiz “Nass-Esser” yakıştırması yapılır…

 

 

Reklamlar