Etiketler

, , , , , , , , ,

dsc_0266

Heidelberg’in kaleden görünüşü

“Romantik Yol” seyahatimizin ilk gününde, Eylül 2016 ayının son üçte bir döneminde  geldiğimiz Frankfurt havalimanından ayrıldıktan sonra otomobilimizle güneye doğru A5 otoyolu üzerinde yaptığımız yaklaşık bir saatlik keyifli bir seyahat sonrası ilk durağımız Heidelberg’ e ulaştık. Aslında Romantik Yol güzergahında olmayan bu tarihi ve güzel yerleşimi bilerek ve isteyerek programa ekledim, çünkü hem diğer ortaçağ kasabaları kadar hatta onların pek çoğundan daha tarihi, hem de Almanya’nın en romantik şehirlerinden birisi.

Bu kenti bu kadar anlamlı kılan nedenleri ve kendisine yakıştırılan birçok niteliği daha iyi anlayabilmek için gelin tarihin derinliklerinde biraz dolaşalım.

Yıl 1907, Heidelberg’ in hemen güneyinde bir duvarın içinde eski bir insana ait kalıntı bulurlar arkeologlar. Bu bir çene kemiğidir ve incelemeler sonrasında MÖ 550,000 yılına tarihledikleri bu kemik parçasının, ilkel insanın (neanderthal man) da öncüsü sayılacak bir kişiye, daha bilimsel adıyla “homo heidelbergensis” e ait olduğu çıkarımını yaparlar. Bu aynı zamanda tüm Avrupa kıtasında bulunan en eski kalıntıdır.

dsc_0232

Kale içi

MÖ beşinci yüzyılda Kelt’ ler bölgeyi yerleşim yeri olarak seçip Heiligenberg tepesinde bir kale ve ibadet yeri inşa ederler. MS 80 civarında Romalılar Neckar nehrinin sağ tarafında bir kalıcı kamp kurarlar ve burada ilk sivil toplum gelişmeye başlar. 260 yılında Romalıların Allemannic kavimler tarafından buradan uzaklaştırılmasının ardından ilk defa “Bergheim”  adı 769 yılında telaffuz edilir. 1155 yılında Konrad III, Roma İmparatorluğu döneminde bu civarın yönetiminde çok  adı geçen “Palatinate” hattını kurar. 1196 yılında ilk kez “Heidelberch” ismi, Schoenau Manastırı’ nın tapu kayıtlarında geçer.

1214 yılında Bavaria dükü Ludwig I, Palatinate eyaletini Wittelsbach ailesine katar. 1303 yılında bugün kale kalıntılarının bulunduğu yerde bir kale olduğuna dair ifadelere rastlanır eski bir dökümanda. 1386 yılında Prens Elektor Ruprecht I, Heidelberg üniversitesini kurar. Bu üniversite, Almanya’ nın en eski, Orta Avrupa’ nın ise Prag ve Viyana üniversitelerinden sonra üçüncü en eski kuruluşudur.

heidelberg-universitesi

Heidelberg Üniversitesi

1518 yılında Luther, sonradan gıyabında yargılanacağı 95 maddelik tezlerini burada savunur ve Papa tarafından aforoz edilir, O ise bu aforoznameyi halkın arasında yakar. 1623 yılında 3,500 müsvedde ve 5,000 basılı dökümanın bulunduğu ünlü Palatinate kütüphanesi kraliyet askerleri tarafından buradan götürülüp Papa’ya savaş ganimeti olarak verilir. 1688 de Fransız orduları şehri tutar ve kaleyi tahrip eder. 1693 te ise Louis’ nin askerleri bu defa şehri tamamen yakıp yıkarlar. 1697 de şehir sakinleri yeniden inşa işine başlarlar fakat bu defa Gotik tarz yerine Barok tarz kullanılır. 1764 yılında düşen bir yıldırım, kaleyi artık oturulamaz hale getirir.

Nihayet 1815 de Napolyon’ un yenilgisinden sonra burada Prusya kralı, Rus çarı ve Avusturya kralı tarafından  bir “kutsal ittifak” oluşturulur.

1945 de Amerikan kuvvetleri şehri teslim alır ve General Patton kenti çok sever. O kadar ki, şehir Amerikan kuvvetlerinin Avrupa merkezi haline gelir. 1986 yılında Heidelberg Üniversitesinin 600. Yılı kutlamaları şerefine Palatinate Kütüphanesi kısmen de olsa şehre iade edilir.  2013 yılı kayıtlarına göre nüfusu 150,000 olan kentte 35,000 in üzerinde öğrenci bulunmakta.

Şehrin tarihini bu şekilde özetledikten sonra şimdi de biraz belli başlı yapılarını inceleyelim:

dsc_0132

Heidelberg kalesinin eski köprüden görünüşü

Heidelberg Kalesi (Schloss Heidelberg):  İlk taşları 1300 lü yıllarda konan kale aslında her biri farklı Alman mimari tarzını yansıtan birkaç binadan oluşuyor. Prens Elektor Ruprecht III, resmi kraliyet konutu olarak kullanmış kaleyi. Prens Elektor Friedrich V, karısı Elisabeth için kale dışına çok güzel bir bahçe yaptırmış 1616-19 tarihlerinde ve bir de kapı eklemiş saray girişine.

Kalenin mahzeninde, Prens Karl Theodor tarafından 1751 yılında yaptırılan dünyanın en büyük şarap fıçısı (Heidelberg Tun) var. 220,000 litre şarap depolama kapasitesi olan bu fıçıda, yöredeki şarap üreticileri tarafından ödenmesi gereken vergiler, şarap olarak toplanıp depolanırmış…Kaleyi gezmek için 7 Euro ödeyerek bilet almanız yeterli.

dsc_0286

Dünyanın en büyük şarap fıçısı

 

Eski köprü (Altebrücke):  1786-1788 yıllarında  prens Karl Theodor tarafından yaptırılan köprüde Neckar nehri vadisinden çıkarılan kum taşları kullanılmış. Daha eski tarihlerde aynı yerde bulunan ahşap köprüler savaşlarda çok hasar gördükleri için prens bu defa taş köprü ısmarlamış. Köprünün şehir ayağında, eski surların bir parçası olan ortaçağ kapısı var.

Kapının batı kenarında bronzdan yapılmış bir maymun heykeli var. Bu maymun, kendisine bakanlara bir ayna tutuyor. Yapımcısı Profesör Gernot Rumpf 1979 yılında bu eseri yaratmış. Aslında şehrin eski resimleri, köprünün kuzey yakasında 15. Yy da bir maymun heykeli olduğunu göstermekte. Bu heykel, 1689-93 yılları arasında yaşanan Palatinate savaşları sırasında yok olmuş. Köprü üzerinde ise iki grup heykel var. Konrad Linck tarafından yapılan bu heykellerden güney tarafındaki Prensin kendisine, diğeri ise Romalı tanrıça Minerva’ya ithaf edilmiş.

dsc_0243

Eski Köprü “Altebrücke”

Filozoflar Yolu (Philosophenweg): Heidelberg üniversitesi profesörleri ve filozofların keşfettiği bu yol, Neckar nehrinin kuzey yakasında ve kalenin tam karşısındaki yamaçlarda yer alıyor. Hem şehri hem kaleyi hem de nehri farklı açılardan izleyebileceğiniz yürüyüş yolunda eskiden bilim adamları ve filozoflar biraraya gelip doğal ortamda güncel konuları tartışırlar ve bilgilerini tazelerlermiş…

Belediye (Rathaus): Eski bina Fransız orduları tarafından 1689 da yıkıldıktan sonra bugünkü yapı 1701 yılında inşa edilmiş. Ön cephedeki balkonun rokoko tarzdaki korkulukları üzerindeki Karl Theodor’ un isminin başharfleri  1751 yılında eklenmiş.

dsc_0090

Zum Ritter Saint George binası

Şövalyeler evi (Zum Ritter Saint George): Palatinate savaşları sırasında yıkılmadan kalan yapılardan belki de en güzeli, Holy Spirit kilisesinin tam karşısında bulunan şövalyeler evi. Geç Rönesans dönemini yansıtan yapıya ismini veren, ön cephenin tepesinde yer alan süsleme. 1592 yılında Fransa’dan buraya göç eden Charles Belier tarafından yapılmış.

Heiliggeistkirsche (Holy Spririt Church): İlk kez adından 1239 yılında bahsedilen bu Roma dönemine ait bazilikanın yerine yenisi 1398 yılında geç Gotik tarzını yansıtacak şekilde inşa edilmiş. Hem Katolikler hem de protestanlar tarafından kullanılan kilisede bir de ayırıcı bariyer ilave edilmiş 1706 yılında ve sonra 1936 yılında yıkılmış.

Providenzkirsche : 1659-1661 döneminde inşa edilen kiliseye adını Prens Elektor Karl Ludwig vermiş. 1693 yılında yıkılmış ve 1700 yılında yeniden yapılıp 1717 de kuzey kulesi ilave edilmiş. Matthias Burkard tarafından yapılmış Heidelberg’ in en eski orgu bu kilisede bulunuyor.

heilligeistkirsche

Heilligeistkirsche

Jesuitenkirsche (Jesuit kilisesi): ilk bölümü 1712-1723 arasında, ikinci bölümü 1749 da inşa edilen kilisenin kulesi 1866 da ilave edilmiş. Orijinal barok iç süslemeler günümüze ulaşamamış. Prens Elektor Friedrich’in mezarı  bu kilisede bulunuyor. Ayrıca portallerden birinden burada eskiden var olan Jesuit kolejine bir geçit de var.

Market Place (Marktplatz): Ortasında bir Hercule heykeli bulunan meydanda haftada iki kez açık pazar kuruluyor. Heykel, Heidelberg halkının 1700 lü yıllarda yıkımdan sonra şehirlerini yeniden kurmak için gösterdikleri çabayı simgeliyor…

Ağız Tadı:

Heidelberg hemen her çeşit yiyeceği bulabileceğiniz bir şehir. Ama Gezmeciler, buraya gelmişken yerel lezzetlerin tadına bakmanızı öneriyor. Eski köprünün başındaki kuleli kapıdan şehre doğru girdiğiniz sokakta yerel lezzetleri bulabileceğiniz birkaç lokanta var. Biz bunlardan “VETTER” isimli olanını seçtik.

Bu lokantada iki büyük bakır imbik var ve farklı lezzette kendi biralarını da imal edip müşterilere sunuyorlar. Ayrıca menülerinde de farklı yerel yiyecekler mevcut. İçerisi genellikle dolu, rezervasyon yapılmıyor, bekleyip boşalan bir masaya oturabilirsiniz. Afiyet olsun…

Reklamlar