Etiketler

, , , , , ,

Oldukça uzun süren bir sessizlik döneminin ardından tabiatla birlikte ben de uyanmaya başlıyorum artık. Önümüzde duran yılların bize sunacağı nimetleri tatmaya ve zamanımızın daha çoğunu yaşamaya karar verdiğimiz yeni mekanımıza  geleli neredeyse bir ay olacak. Yılın bu zamanında buralarda sosyal içerikli etkinlik bulmak zordur derken kıymetli dostum Aydın Büke ve sevgili eşi Asuman bir adres gösterdiler bize sağ olsunlar. İstanbul’da Pera müzesinde başlayan, Bursa ve Ayvalık’ta devamı olacak bir dinletiyi tavsiye ettiler, biz de hemen değerlendirdik.

DSCN2713.JPG

Taksiyarhis Kilisesi, Ayvalık

 

Baba memleketimde yılın bu zamanında böyle bir dinletiye katılmak çok keyifli olacaktı doğrusu. Akşam üzeri hazırlanıp Ayvalık’ a gittik. Günlerden Pazartesi olmasının da etkisiyle sakin bir Anadolu kasabası görünümündeki bu şirin sahil yerleşkesinde arabamızı merkezdeki pek çok otoparktan birine bırakır bırakmaz saat 18.00 olmasına rağmen önce bu etkinliğin sahne alacağı Taksiyarhis kilisesine gittik. Mahallleli iki küçük kız çocuğu, asma kilit takılı demir kilise kapısında karşıladı bizi ve hemen içerideki güvenlik görevlisine seslendiler “geldiler, geldiler…!”.Saat 20.00 de başlayacak dinletinin haberini onlar da almış olmalılar. Tam oradan ayrılırken Bülent Oral beyle karşılaştık ve saat yedi gibi gelmek üzere merkeze indik.

Küçük bir gezinti ve ardından akşam yemeği sonrası bu defa kapısı açılmış olan kiliseye girdik. İçeride sanatçılar prova yapıyorlardı. Biz galiba ilk gelen misafirlerdik. Bolca fotoğraf çekip beklemeye başladık ve saat 19.45 olduğunda salonda oturacak yer kalmamıştı. Bu arada Belediye Başkanı da gelecekmiş söylentileriyle ön sıra protokole ayrıldı ve başkan değilse de yardımcısı Gökay Bacan gelince tam zamanında dinleti başladı. Yer kalmadığı için iki yandaki ahşap yükseltilere oturmak zorunda kaldı son gelenler…

DSCN2736.JPG

Kilisedeki etkinliğin bu denli rağbet görmesi bizi şaşırttı doğrusu ve bu hazla baştan sona hem izledik hem dinledik keyifle. Mekanın akustiği de son derece iyi olduğu için ayrı bir güzellik eklendi olaya…

23 Nisan 1616 tarihinde İngiltere’nin Stratford kentinde 52 yaşında ölen ünlü oyun yazarı ve şair William Shakespeare için ülkesinde de çeşitli anma etkinlikleri düzenlenmiş. Doğduğu şehirde ve Londra’nın meşhur Globe tiyatrosunda anılmış ünlü isim. Ülkemizde de geçtiğimiz günlerde Trabzon’da, İstanbul Pera Müzesi’nde şimdi de Ayvalık ve Bursa’da çeşitli etkinliklerle anılmış ve anılıyor  büyük sanatçı.

Ayvalık’ ta sahnelenen “Ölümünün 400. yılında Shakespeare ve Müzik” adlı etkinlikte, döneminin barok bestecilerinin Shakespeare’nin oyunları için besteledikleri parçalar eşliğinde yine O’nun oyun ve sonelerinden oluşan metinler dile getirildi. Bunu başarıyla sergileyen tiyatro sanatçısı Ayşe Lebriz Berkem’ e soprano Linet Şaul, Viola da Gambası ile Bülent Oral ve lavta sanatçısı Diego Leveric eşlik etti.,

DSCN2742.JPG

Kıssadan Hisseler: 400 yıl önce ünlü yazar ve şairin dile getirdiği pek çok gerçek günümüzde de geçerli, hatta insanoğlunun varoluşundan bu yana hep varmış…

Bu tür etkinliklerin akustik mimari unsurları her zaman bünyesinde barındıran “Tanrı Evleri” nde, antik tiyatrolarda, sarnıçlarda vb yapılması olaya başka bir değer katıyor, demek ki kültürel varlıklarımızı bu nedenle de sonsuza dek korumalıyız (Taksiyarhis kilisesi 1927 yılından sonra uzun süre tekel deposu olarak kullanılıp daha sonra terkedilmiş, 2012 yılına kadar…!).

Sanatın yeri ve zamanı yok. Bu mevsimde bu mekan dolup taşıyorsa biz hala yaşıyoruz demektir…

Bu ve benzeri etkinliklerde emekleri geçen herkese sonsuz teşekkürler.

Reklamlar