Etiketler

, , , , , , , , , , , ,


İtalya’ nın kuzeyi doğal güzellikler bakımından çok zengin bir coğrafyaya sahip. Bu bölgede pek çok göl de mevcut. Lombardiya bölgesinde bulunan Como gölü,  ünlü sanatçılar ve sporcular tarafından yaşam yeri olarak tercih edilen ve mutlaka görülmesi gereken bir doğa harikası. Gölün çevresinde tarih boyunca kurulmuş irili ufaklı sayısız  yerleşim mevcut. Bunlardan birisi de, Varenna.

Varenna'ya yaklaşırken görüntü

Varenna’ya yaklaşırken görüntü

Milano’ dan kuzeye yani İsviçre’ ye doğru otomobille seyahat ederken, SS36 karayolu üzerinde önce Lecco kasabasına geliyorsunuz. Bu yerleşim, bir pantolon gibi görünen Como gölünün güney doğu ucunda bulunuyor. Gölün doğu yakasından kuzeye doğru yola devam ederseniz Varenna’ ya ulaşıyorsunuz. Bu kasabaya Milano’ dan trenle gelmek de mümkün.

Fakat ben size daha eğlenceli bir alternatif yol önereceğim. SS36 üzerinde Lecco’ dan güneybatı yönünde yola devam edin. Solunuzda Annone gölünü göreceksiniz. Az sonra da sağa doğru ayrılan SS42 yoluna girin. Batıya doğru ilerlerken solunuzda Pusiano gölünü göreceksiniz. Yaklaşık onbeş km sonra kuzeye doğru yönelip Como şehrine geleceksiniz. Bu şehri bir başka blog yazımın konusu yapacağım için Como’ da durmadan kuzeye doğru Como gölü kıyısını takip ederek SS583 karayolu üzerinde devam ediyoruz. Bu yol zaman zaman durup karşıdan gelen araçlara yol vermenizi gerektirecek kadar dar ve virajlı, fakat bir o kadar da keyifli. Özellikle direksiyonda olmayan yolcular nefis göl manzaralarının, yeşilin ve eşsiz İtalyan mimarisinin tadını çıkarabilirler.

Sessiz ve huzur veren sahil

Sessiz ve huzur veren sahil

Bu yolda en kuzeye ulaştığınızda aynı zamanda Bellagio kasabasına da gelmiş oluyorsunuz. Bu kasabayı da bir başka yazı konusu yapıp,  aracınızı merkezdeki açık otoparka bırakarak hemen karşısında bulunan vapur iskelesine gitmenizi öneriyorum. Buradan Varenna’ ya düzenli tekne seferleri var. Bir tanesine binip göl çevresindeki harika yerleşimleri ve tabiatı seyrederek, yarım saatten az bir süre sonra Varenna’ ya ulaşıyorsunuz.

Henüz teknedeyken bu şirin kasaba uzaktan sizi kendisine adeta bağlıyor. Oldukça dik bir tepenin yamacından göle bakan ve oldukça korunaklı bu yerleşimin ilk defa MÖ 5. yüzyılda Kelt’ ler tarafından kurulup sonra da Galler tarafından kullanıldığı biliniyor. Tarihi kayıtlarda ise geç Roma döneminde MS 463 yılı civarında rastlanıyor ismine. 600-700 yılları arasında Lombard’ lar, daha sonra da Frank’ lar tarafından kontrol edilmiş Varenna.

Kasabanın yamaçlarını tırmanan merdivenler

Kasabanın yamaçlarını tırmanan merdivenler

1126 yılında Como’ dan gelen kuvvetler tarafından istila edilen bölge ve Varenna, bir süre bunun etkisinde kalmış. 1169 yılında yakındaki Comacina adası da Como güçleri tarafından yerle bir edilince burada yaşayan halk, Varenna’ ya göçmek zorunda kalmış. Sonraları Sforzas ve Visconti ailelerinin kontrolüne geçen kasaba, ancak 1860 yılında Lombardiya İtalya yönetimine geçtiğinde serbest kalıp hürriyetine kavuşmuş.

Günümüzde İtalya’ nın önemli turizm merkezlerinden biri sayılan yerleşimin tepesinde, Lombardiya kraliçesi Theodolinda tarafından yaptırılmış olan Castello de Vezio, yani Vezio kalesinin kalıntıları var. Kasabanın güneyinde 19. Yüzyıldan kalma ve şimdilerde otel olan Villa Cipressi ve bir zamanlar manastır olan Villa Monastero konferans merkezi var.

Sahil yolu her renkten ortancalarla süslenmiş

Sahil yolu her renkten ortancalarla süslenmiş

Varenna, gecelemek için tavsiye etmeyeceğim bir yer, çünkü oldukça küçük ve az sayıda konaklama olanağı var. Yakın yerleşimlerden Bellagio’ da ya da karşı kıyıdaki Menaggio’ da kalınabilir, her ikisinden de vapurla buraya gelinip dönülebilir. Kasabanın atmosferi o kadar sakin ve dinlendirici ki, Milano’ da kalırken bile trenle günübirlik gelip dönmek isteyebilirsiniz…

Reklamlar