Etiketler

, , , , , , , , , , ,

421 yılında ilk kilisenin Rialto adacıklarında kurulmasıyla adından tarihte söz edilmeye başlayan bu romantik İtalyan kenti, daha önceleri  Padova, Treviso, Altino ve Concordia  gibi yakın Roma yerleşimlerinden  bu bölgeye yapılan Germanik ve Hun saldırılarından kaçarak gelen göçmenler  tarafından mesken tutulmuş. Bazı Roma kaynaklarına göre de bu bölgedeki küçük adacıklar üzerinde pek çok balıkçı yaşarmış.

Büyük kanal hatırası

Büyük kanal hatırası

Venedik halkı, 8. Yüzyıl başlarında Ursus’ u ilk yöneticileri olarak seçmişler ve Ursus böylece Venedik’ in ilk dükü (Dodge) olmuş. Dük Agnello Particiaco (811-827) zamanında dükalık merkezi Malamocco’ dan Venedik’ in bugün bulunduğu Rialto’ ya taşınmış ve St. Zachary Manastırı, Dük Sarayı, St. Mark Bazilikası bu dönemde yaptırılmış.  Venedik’in hemen her yerinde görülen kanatlı aslan figürü, St. Mark’ ın sembolüdür.

Bu dönemde Bizans’a yakın duran Venedik, 828 yılında Alexandria’ dan St. Mark’ ın kalıntılarını elde edip Bazilikanın içine yerleştirince önem kazanmaya başlamış ve Bizans ruhu genişleyerek yayılmış, Patrik merkezini buraya taşımış, otonom yönetim idareyi ele almış ve bağımsızlık elde edilmiş.

Tablo gibi

Dar kanalcıklar, tuğla evler

9. -12. Yüzyıllar arasında Venedik şehirleşme sürecini yaşamış ve o zamanın büyük İtalyan kentleri (Genova, Pisa, Amalfi) ile boy ölçüşecek konuma gelmiş. Adriyatik körfezinin dibinde olması dolayısıyla da staratejik önem kazanan ve saldırılardan korunan kent, kısa sürede doğu ile batı arasında bir ticaret merkezi oluvermiş. 15. Yüzyılda Almanların keşfettiği yazılı basım tekniğini hemen adapte eden Venedik, 1482 yılında Avrupa’ nın basım merkezi olmuş.

1200 yılına gelinmeden önce Venedik dükü doğuda bazı yerleri de alarak ticaretin önündeki son engelleri de kaldırmış. Bu yüzden kendisine “Dalmaçya Dükü” ve “Istria Dükü” ünvanları verilmiş. Batıda Garda gölüne kadar uzanan bölgede de hakimiyet sağlayan dük, böylece ana kıtadan tahıl ithalinin de sağlam zeminde yapılmasını sağlamış. Denizlerde de belli bir hakimiyeti sağlayan Venedik, özellikle tuz ticaretini tekeline almış ve Kıbrıs ile Girit gibi önemli Ege adalarını kontrolünde tutmuş.

Venedik 1995

Venedik 1995

Doğu Bizans ile ve Konstantinopol ile yakınlığını koruyan Venedik, bu sayede doğu ile ticaretini arttırmış. Sonunda bir Emperyal Güç haline gelen Venedik’ in finanse ettiği  4. Haçlı seferinde 1204 yılında Konstantinopol ele geçirilince yağmalanan pek çok eser Venedik’ e getirilmiş.  Bunlar arasında Hipodromun bronz at heykelleri de vardır ve kopyaları St. Mark Bazilikasının girişinde olup, asılları Bazilikanın başka bir yerinde saklanmaktadır.

Konstantinopol’ ün düşmesinin ardından eski Roma İmparatorluğu, Latin Haçlılar ve Venedik arasında bölüşülür ve Venedik Akdeniz’ deki etkisini arttırıp Girit’i ele geçirir.

Fakat 15. Yüzyılla birlikte Venedik tarihte ilk kez gerileme dönemine girer. Çünkü Osmanlı’ nın elindeki Selanik’ i almak ve İstanbul’ u savunmak için gönderdiği  donanmalar başarılı olamazlar. Dahası,  F.S. Mehmet, İstanbul’ u aldıktan sonra Venedik’ e savaş açar. Aynı zamanda Christopher Colombus yeni dünyayı keşfeder, Portekiz  Hindistan‘ a giden deniz yolunu bulur ve Venedik’ in ticaret tekeli kırılır. Bu arada ortaya çıkan salgın hastalıklar birkaç kez Venedik nüfusunu kırar. Böylece Portekiz, Venedik’ in ticaretteki rolünü kapar.

St. Mark meydanında akşam oluyor

St. Mark meydanında akşam oluyor

Venedik bağımsızlığını ilk kez 1797 yılında Napoleon Bonaparte gelip şehri ele geçirdiğinde kaybeder. Napoleon, zor şartlarda yaşadıklarından şikayetçi olan Yahudileri dinleyerek Getto’lara giden yollara yapılmış kapıları yıktırır ve Venedik kısa sürede Avrupa’ nın en elegant kenti haline gelir. Yapılan bir anlaşmayla şehrin kontrolü 1798 yılında Avusturya’ ya verilirse de 1805’ te imzalanan Pressburg anlaşmasıyla geri alınır ve Napoleon’un “İtalya Krallığı” nın bir parçası olur. 1814’ te  Napoleon’ un yenilgiye uğramasıyla Avusturya tarafından yönetilen “Lombardy-Venetia” Krallığına bağlanan Venedik sonunda 1866 yılında İtalya Krallığı’ na ait olur.

Venedik’ in taş ve tuğladan binaları, suyun içine çakılmış ahşap direkler üzerinde durmakta. Oksijensiz ve fakat bol mineralli deniz suyu ortamında zamanla taşlaşan ve adeta beton kazık vazifesi gören bu direkler, suyu fazla geçirmeyen ve Slovakya‘ dan ithal edilen özel bir kızılağaç türünden seçilmişler.

Şehir her yıl sonbahardan  ilkbahar başına kadar gel-git hareketleri nedeniyle sular altında kalma tehdidi yaşıyor. St.Mark meydanının bile 15-20 cm suyla dolduğu bu dönemlerde halk ve turistler ahşap kalaslar üzerinden yürümek zorunda kalıyorlar. Fakat 1966 yılındaki su baskınında seviye 2 metre yükselmiş ve çok zarar görmüş kent halkı…

Romantik Venedik

Romantik Venedik

Venedik, 117 adadan ve bunlar arasında oluşan 177 kanaldan meydana geliyor. Kanallar üzerinde inşa edilmiş birbirinden güzel 409 köprü var. Şehre karayoluyla (Ponte della Liberta köprüsünden geçerek) geldiğinizde ya da trenle ana istasyona ulaştığınızda yolunuza ya yayan ya da teknelerle devam ediyorsunuz. Gemi ile de gelirseniz durum aynı. Özel aracınızla geldiyseniz ve henüz yüksek sezonda değilseniz kentin girişindeki otoparkta yer bulabilirsiniz.  Uçakla anakarada bulunan Marco Polo hava alanına indiğinizde toplu ulaşım olanaklarıyla (tramvay, otobüs) tarihi adaya gelmeniz çok kolay…

Tarihi ada, sanatın hemen her dalıyla (müzik, resim, görsel, cam eşya üretimi),  mimari güzelliklerle, festivallerle (bienal, film festivali, Karnaval)  iç içe yaşayan ve mutlaka gezilip görülmesi gereken bir Dünya Mirası.

Murano adasında devam eden cam süs eşyası imalatı 13. Yy’ da başlamış. Bu sanatın gelişiminde Bizanslı ustaların öneminin çok olduğu söyleniyor. Özellikle 4.Haçlı Seferi sırasında İstanbul’un zaptedilmesi ve daha sonra Osmanlılar tarafından alınması sırasında buradan kaçan cam ustalarının Venedik’e gelip sanatlarını burada devam ettirdikleri rivayet edilmekte…

Köşe başı tutulmuş...

Köşe başı tutulmuş…

Ağız tadı:

Venedik mutfağı deniz ürünlerine ağırlık vermiş. Özellikle marine edilerek saklanan sardalya balığı ünlü (Sarde in Saor). Bezelyeli pirinç pilavı (Risi i  bisi) sevilen bir diğer yerel yemek. Yerel bir Risotto yemeği ise kalamar ve sebzeler, enginar, mantar, domates ve bezelye ile pişiriliyor. Bigoli ise, içi boş makarna küreciklerinden oluşan bir başka güzel yemek.

Görülecek yerler:

St. Mark Meydanı ve saat kulesi

St. Mark Bazilikası

Murano adası (Cam imalathaneleri)

Lido di Venezia

Köprüler, kanallar, küçük meydanlar

Sanat atölyeleri

Reklamlar