Etiketler

, , , , , , , , , ,

Macaristan tarihini çok iyi temsil eden Esztergom’ un ortaçağdaki halini günümüzde görmek ancak arkeolojik kazı çalışmaları sayesinde olası.  Macar tarihçiler, şehrin o zamanlar sahip olduğu hemen tüm değerlerin, 150 yıl süren Osmanlı yönetimi zamanında toprağın altında kaldığını yazıyorlar. Yaşayan halkın ise büyük çoğunluğu göç etmek zorunda kalmış…

71,5 mt yüksekliği ile Katedral

71,5 mt yüksekliği ile Katedral

Bazı kazılar, kalenin bulunduğu tepelik arazinin (Varhegy) , buz çağının sonlarından beri (20,000 yıl) yerleşim yeri olarak kullanıldığını gösteriyor.  MÖ 350 yılında ise,  Kelt’ler gelip yerleşmişler buraya.  Onlar, Romalıların burayı keşfetmesine kadar şehri imar etmişler. Romalıların dağılmasından sonra da German, Frank ve Avar boyları burayı mesken tutmuşlar.

960 yılında Geza (sonradan Kral olacaktır) burayı ikamet yeri olarak belirleyince, Esztergom’un  yıldızı parlamaya başlamış. 969-975 yılları arasında Varhegy’ de Romalılar tarafından inşa edilen sarayda, Geza’ nın bir oğlu dünyaya gelir. Sonradan 1. Saint Stephen adını alacak olan bu oğul anısına Geza burada bir kilise yaptırır.

Esztergom şehri

Esztergom şehri

Kral Stephen de daha sonra tepenin güneyinde bir başka saray ve tepenin tam ortasında da Esztergom Archbishop’ u Adalberth için bir Bazilika yaptırır. Bu zamanlara ait bazı buluntular, Esztergom adının, deriden zırh imal eden bir Türk-Bulgar yerleşimi olan Esztrogin’ den geldiğini işaret etmektedir.

Stephen 1000 yılında kral olur, kale inşa edilir  ve 13. Yy’ a kadar (1241 deki Tatar istilasına kadar) Esztergom Macaristanın, Esztergom vilayetinin ve dinin merkezi olarak değer kazanır. 1147 yılında burayı ziyaret eden Fransız Odo de Deogilo, Danube nehrinin (Tuna) Esztergom’ a pek çok ülkenin ekonomik zenginliğini taşıdığını yazmış…

Esztergom kalesinin bahçesi

Esztergom kalesinin bahçesi

13. yy başlarında Esztergom, ülkenin ekonomik ve politik başkenti hüviyetine sahipti.  Tatar istilasında ise şehir yıkıldı, kent halkından bazıları kaleye sığındı ve hayatta kaldı, yeni gelenler ise şehri yeniden imar etmeye başladı.     4. Bela kiliseyi ve kaleyi Archbishop’a verip ikamet yerini Buda’ya taşıyınca Esztergom’un  yıldızı söndü. 1304 yılında Çek Kralı 1.Vencel kaleyi ele geçirdi.

14. ve 15.yy’ larda Esztergom, Buda’ nın yanısıra Macaristan’ın etkili bir diğer kenti olmayı başardı. Kral Matthias’ın değer verdiği pek çok bilim ve sanat adamı Esztergom’ u ziyaret etti, bazıları burada yerleşti, hatta Kral’ın dul eşi Beatrix on yıl burada yaşadı.

Esztergom Katedrali

Esztergom Katedrali

1526-1543 yılları arasında Macaristan’da iki kralın yönetimde olduğu dönemde Esztergom, beşi Osmanlılar tarafından olmak üzere altı kez kuşatıldı. Mohaç savaşında (1526) Bishop öldü. 1530 yılında Ferdinand kaleyi aldı, 1543 yılında da Sultan Süleyman kaleye büyük bir orduyla saldırdı. İki yıl süren savaşlar sırasında İspanyol, Alman ve İtalyan muhafızlar kaleye ihanet ettiler ve böylece hem kale, hem de kilise büyük hasar gördü. 1605-1683 arasında Osmanlılar kaleden tüm bölgeyi yönettiler.

Bu dönemde tamamen yıkılmış  olan kale içinde Osmanlılar cami, hamam ve hanlar inşa ettiler. Fakat bunların da çoğu 1683 yılında Esztergom’a hürriyetini kazandıran savaşta yıkıldı. Türkler son olarak 1685 yılında kaleye saldırdılar, bir yıl sonra da Buda Hürriyetine kavuştu.

Bu dönemden sonra şehir, Macarlar, Slovaklar ve Almanlar tarafından yeniden ve yavaş yavaş imar edilmeye başlamış. 1761 yılında Bishop tekrar kontrolü ele geçirip kiliseyi onartmış. 20.yy başlarına kadar Esztergom kültürel ve politik değerini arttırmış fakat 1920 yılında imzalanan Trianon sözleşmesiyle sade bir sınır kenti sıfatı verildiğinde değerini son kez yitirmiş.

Katedralin içi

Katedralin içi

Esztergom’ a gitmek için iki yol var. Birisi 10 numaralı karayolu, diğeri 11 numaralı. Ben ikincisini tavsiye ederim, çünkü bu yol hem Tuna nehrini takip ediyor, hem de Visegrad yerleşiminden de geçiyor. Budapeşte’ den her iki kente de giden otobüsler var,  Budapeşte-Visegrad  40 km, Visegrad-Esztergom 20 km mesafede. Otomobil kiralanıp da gidilebilir. Yol üzerinde Macaristan’ da bolca bulunan termal banyoları da görmek ve girip faydalanmak mümkün, ilgilenenlere tavsiye edilir…

Meşhur “Estergon” şarkısı eşliğinde eski görüntülerin de yeraldığı kısa ve nostaljik bir klip sunuyorum aşağıda izlemeniz için:

Damak tadı:

Esztergom, dolayısıyla tüm Macaristan mutfağında Magyar halkıyla diğer ülkelerin (Asya, German, Slav, İtalyan, Osmanlı, Avusturya) etkilerini  tatmak mümkün.  Genellikle Kümes hayvanları, domuz ve sığır eti ağırlıklı yemeklere yer verilmiş. Goulash çorbası mutlaka içilmeli. 15.yy’da Kral Matthias ve Napoliten eşi, Macar mutfağına soğan ve sarımsak gibi tatları sokmuşlar. “Bejgli” adındaki kek, Osmanlı mutfağının hediyesi. Patlıcan, biber ve lahana dolma “Tölltöt Kaposzta”   da öyle. Bölgenin şarapları da çok lezzetli. Afiyet olsun…

Görülecek yerler:

Saint Adalbert kilisesi kalıntıları üzerinde yükselen Katedral

Kale kalıntıları

Saray kalıntıları

Tuna nehri kıyısı

Maria Valeria köprüsü

Tuna’ nın Slovakya tarafı

Primate Palace

Cathedral Library

Balassa Balint Museum

Visegrad kalesinden Tuna manzarası

Visegrad kalesinden Tuna manzarası

VİSEGRAD

Kelime anlamı “Yüksek Kale” olan bu yerleşim, kalesiyle ve muhteşem  Tuna manzarasıyla ünlü. Mevcut kale, Kral 4. Bela ve karısı Kraliçe Maria tarafından 1250 yılında 328 metre yüksekliğindeki bir tepe üzerinde  inşa ettirilmiş.

Tarihte meşhur Kraliyet Zirvesi, 1335 yılında burada toplanmış ve Macaristan kralı Charles Robert, Lüksemburg, Bohemya, Polonya, Moravya, Bavarya ve Saxon ülkeleri yöneticilerini davet edip, Viyana ve batılı tüccarlardan ekonomik bağımsızlıklarını ilan eden bir anlaşma imzalamışlar.

Visegrad ve çevresinde hiking ve Tuna nehrinde tekne turları oldukça sevilen aktiviteler.

Görülecek yerler:

Vısegrad Kalesi

Solomon Tower

Royal Palace

Thermal baths

Kalenin hemen altında Tuna kıyısındaki yol üzerinde bulunan Renaissance Restaurant yöresel yemeklerin tadılabileceği turistik bir lokanta, tavsiye edilir.

Reklamlar