Etiketler

, , , , , , ,


Resimlerine bakıldığında, ister istemez düşmanlarından korunmak için halkın seçtiği özel bir yermiş hissi uyandıran, adı çok fazla duyulmamış gizli bir hazine Ronda. Belki de bu nedenle eskiden beri ona “kartal yuvası” benzetmesi yapılmış. İlk yerleşimcilerin “İberian” lar ya da “Bastulo Keltleri” olduğu rivayet edilen Ronda, Romalılar tarafından ele geçirildikten hemen sonra ilk adını almış: “Arunda”. Dağlarla çevrili anlamına geliyor bu isim ve gerçekten de bu şehre yakışıyor.

Eşsiz Ronda coğrafyası
Kısa sürede “Şarap ülkesi” olarak bilinen komşu yerleşimi “Anicipo” yu gölgede bırakan Ronda, günümüze çok azı kalmış olan tarihi Roma surlarının arkasında at arabalı yarışlarına bile ev sahipliği yapmış. Gelişimini Roma döneminde sağlayan Ronda, ciddi iç savaşlara da sahne olmuş ve Sertorius, Pompey, Julius Caesar gibi Romalı komutanların katıldığı savaşlardan birinde Sertorius şehri yıkmış.  Caesar’ ın Pompey’ in çocukları Gnaeus ve Sextus’ a karşı MÖ 45 yılında bu civarda kazandığı zaferi simgeleyen bir anıt dikilmiş.
Şehir meydanı

Parlak Roma döneminden sonra pırıltısı yok olan şehir, bir savaştan dönen Bizanslı Yunanların dikkatini çekmiş ve çadırlarını burada ve Acinipo kalıntıları üzerinde kurmuşlar. Acinipo’ yu zamanla daha çok benimseyen Yunanlar, adını değiştirip “Runda” koymuşlar, fakat onlardan sonra gelen Vizigotlar, Runda’ yı yerle bir etmişler. Bu nedenle Acinipo bugün bile “Eski Ronda” yani “Ronda el Viejo” olarak biliniyor.
Boğa Güreşi Arena girişi

Araplar tarafından MS 713 yılında ele geçirilen Ronda’ da, MÖ 132 tarihinde Romalı komutan Scipio tarafından yaptırılan ve daha sonra yıkılan kale kalıntıları üzerinde yeni bir kale yapılmasını buyurmuş Abd al-Aziz (Arap general Musa ben-Nusayr’ ın oğlu). Sonra da şehre yeni bir isim bulmuş: “İzna-Rand-Onda”, yani “kale şehri”. Araplar, Endülüsü “coras” olarak bilinen beş bölgeye ayırıp, Ronda’ yı bunlardan birisi olan Tacoronna’ nın başkenti yapmışlar.
Dar sokaklar

Bir süre sonra halifeliğin zayıflaması sonucu parçalanan Endülüs, “Taifa” olarak bilinen bir sürü alt bölgeye bölünmüş ve Ronda, Abu-Nur’ un kontrolüne geçmiş. Adı da tekrar değiştirilmiş: “Madinat Ronda”…
Abu-Nur korumacı yapılaşmaya önem vermiş ve güneye, doğuya bakan cephelere kapılar yapılmış. Seville Kralı Al-Muthadid yaptığı kıyımlar sonucu şehri ele geçirmiş ve otuz beş yıl boyunca yönetmiş. 1091 yılı geldiğinde ise, Hristiyanların güç kazanmaya başlamasıyla Kuzey Afrika’dan takviye birlikler “Almoravid” ler çağırılmış. Bir süre sonra aynı görevi üstlenen “Almohad” lar 1146 yılında buraya gelip elli yıl kadar hüküm sürmüşler.
Ronda'da Fayton

Hristiyan güçleri Arapları etkileri altına almaya başlayınca, Jaen kralı Muhammed ibl-al Alhamar üssünü Granada’ya kaydırıp orada son Arap hanedanlığı olan Nasrid Krallığını kurmuş. Ronda, bu krallığa bağlı batı ucu olarak Hamet el Zegri tarafından yönetilmeye başlamış.
Küçük köprü

1485 yılında, uzun süren savaşlar sonunda Ronda Hristiyanların kontrolüne geçmiş, yerel halk Kral Ferdinand’ ın emriyle Alcada de Guadaria kasabasına götürülüp oradaki evlere yerleştirilmiş, Ronda’ da boşalan evlere de Hristiyanlar yerleşmiş. 1580 tarihinde şehri şiddetle sarsan depremde, Ferdinand’ ın emriyle yapılan kilise dahil tüm yapılar yerle bir olmuş.
1810 yılı başlarında abisi Napoleon tarafından İspanya Kralı ilan edilen Joseph Bonaparte askerleriyle birlikte Ronda’ya gelip yerleşmiş ve iki yıl burada yaşadıktan sonra ayrılırken savunma hatlarını ve kaleyi yakıp yıkmış.
Puente Nuevo

1960 yılından itibaren turistik anlamda değer kazanmaya başlayan Ronda’ yı meşhur yapanlar arasında tanıdık isimler var: Ernest Hemingway ve Orson Welles. Ronda’ da çok zaman geçiren Hemingway, Boğa Güreşi Alanı ile de ünlü şehirde bu güreşler ve İspanyol iç savaşları üzerinde yoğunlaşmış. “Öğleden sonra ölüm” (Death in the Afternoon), “Tehlikeli Yaz” (The dangerous Summer) burada yazdığı kitaplardan bazıları.
Ronda, Endülüs’ ün herhangi bir yerleşiminden karayoluyla kolayca ulaşılabilecek bir konumda ve kesinlikle es geçilmemeli. Günü birlik bir ziyaretle tadına varılabilecek bir yerleşim.

Reklamlar