Etiketler

, , , , , , , , ,

Bu yazımda İspanya’ nın üç ayrı güzel köşesini konu yaptım; Başkent Madrid, Taşra kenti Toledo ve Ada (Mallorca) şehri Palma.

Madrid

İspanya’ nın başkenti Madrid, üçbuçuk milyon nüfusuyla ülkenin en kalabalık yerleşimi. Manzanares nehri çevresinde kurulmuş şehir aynı zamanda İspanya’ nın politik, kültürel ve ekonomik merkezi.

Cibeles Sarayı ve heykeli

İlk yüzyıllarda Roma İmparatorluğu yönetiminde olan şehir, 5. Yy’ dan sonra Germanik Vandalların ve takiben Vizigot’ ların istilasına uğramış. 7.yy’da islami etki altına giren kentte 9.yy’da kale inşa edilmiş. 1085 yılında Hristiyanlar tarafından ele geçirilen Madrid,  1561 yılında 2. Philip Toledo’ dan buraya taşınınca ekonomik ve politik olarak gelişmeye başlamış. Kral 3. Charles zamanında imar edilen şehir bir kültür başkenti haline gelmiş.

Servantes Heykeli

Şehrin sembolleri haline gelen yapılarda daha çok Rönesans mimarisi izleri var. Büyük meydanlar ve bunları birbirine bağlayan geniş bulvarlar iyi şehir planlaması örnekleridir. Plaza Mayor, Cibeles Sarayı ve meydanı, Campo del Moro Parkı, Almudena Katedrali ve Kraliyet Sarayı ilk seferde sayabileceğimiz ve mutlaka görülmesi gereken yerler.  Pek çok değerli müze de bulunuyor bu tarih kokan kentte. Bu şehri hakkını vererek  gezmek için beş tam gün ayırmak gerekir düşüncesindeyim.

Las Ventas Bullring

İspanya’ nın başkentinden bahsederken mutfağa girmeden geçmek olmaz. Ağız tadına önem verenler için İspanya gidilesi bir ülke. Fakat mutfak çeşitliliği bir okyanusu andırıyor. Her tür bütçeye göre yiyecek bulmak mümkün. Çok kısıtlı bütçelerle bile aç kalmak söz konusu olamaz bu ülkede. Temel yemek alışkanlıkları bölgeler arasında fark etse de, genellikle İspanyollar sabah kahvaltısından sonra öğle yemeğini pas geçip erken akşam yemeği ya da daha çok uygulandığı gibi, gece 22.00 civarında başlayan ve sabahın ilk saatlerine dek süren bol sohbetli ve eğlenceli yemeklerden  zevk alıyorlar. Onlar için bu tür birliktelikler,  kültürlerinin vazgeçilmez bir parçası.

tapas

İspanya deniz mahsullerinin bol ve taze bulunduğu bir ülke. İlk akla gelen geleneksel yemek adı “Paella”. Tarifini hemen her yerde bulabileceğiniz bu hoş lezzeti es geçmeyin derim.  Bol safranlı özel pirinç pilavı içine  kabuklu deniz ürünlerinin bolca katılmasıyla oluşan bu yemeği her köşebaşında bulabilirsiniz.

cocidito madrileno

Bir başka “atıştırmalık” ise “Tapas”. Yukarıda bahsettiğim gibi, öğle yemeğini es geçen İspanyollar, ikindi vakti midelerindeki ezilme hissini bastırmak için bu atıştırmalıkları çok seviyorlar. Ancak bunlar o kadar çok çeşitli ki, bir ondan, bir bundan derken ana menüye gerek kalmadan tıka basa doymak olası.  Şehrin her yerinde “tapas bar” bulmak mümkün. Kapıdan girip bir tabureye ilişmek (boş bulabilirseniz !) ve hiç konuşmadan şefe parmağınızla elinizin altında ve tezgahta duran değişik tapasları işaret ederek sipariş vermeniz yeterli. Bir de başınızın üzerinde sallanan değişik tad ve nitelikte pastırmaya benzer ama daha yumuşak dokulu kurutulmuş etler var, isterseniz onlardan da ince dilimler  sipariş  edebilirsiniz.   İspanyollar bunları yerken “cana” (küçük bira),  “chato” (bir bardak şarap) ya da “mosto” (üzüm suyu) içiyorlar ama genellikle şarap içmeyi tercih ediyorlar. Doğrusu çok da güzel şarapları var.

Bir de “Sangria” içeceği var, özellikle yaz aylarında  çokça tüketilen  bu ferahlatıcı içecek, büyük bir sürahinin içine şarap, doğranmış meyve, tatlandırıcı (genellikle bal) ve biraz konyak ilavesiyle  hazırlanıyor ve böyle servis ediliyor. Adını İspanyolca’ da “kan” anlamına gelen “sangre” den alıyor, çünkü kan kırmızısı renginde ama çok lezzetli.

Plaza De Espana

Şimdi de tapas ile çok karıştırılan bir başka lezzetten bahsedeyim; “Pintxos” (telaffuzu pinços).

Bahsederken de aynı zamanda karışıklığı ortadan kaldıracak açıklamalar yapacağım:

•İspanya’ nın kuzeyinde buIunan  Basque (Bask) bölgesinde “pintxos bar” lar var ve burada pintxos (pinchos ya da tapas değil!) servis ediliyor. Bir dilim ekmek üzerine kokteyl çubuğu ile tutturulmuş ince salam dilimi “pinchado” adını alsa da,  o hala bir pintxos. Hatta bir tabak Risotto da burada pintxos olarak biliniyor.

•Madrid’ in kuzey batısında bulunan  Salamanca civarında bara gittiğinizde size “pinchos” servis ediliyor, ki bu bir dilim ekmek üzerinde bir et parçasından ibaret ve içecek yanında bundan ücret alınmıyor.

•Granada,  Leon ve çevresinde hatta Madrid’ in bazı barlarında ekmek üzerinde olsun olmasın servis edilen her küçük porsiyon atıştırmalık “tapas” adını alıyor ve yine içecek  yanında ücretsiz.

•Seville’ de ve diğer Endülüs bölgelerinde de küçük porsiyonlar “tapas” olarak adlandırılıyor ve fakat bedava değil…

•Madrid’ te ve pek çok şehirde büyük porsiyonlar (örneğin kalamar tabağı) “racion” adıyla servis ediliyor, yarım porsiyona da “media racion” deniyor. Daha da azını isterseniz, çeyrek porsiyon “tapa” adını alıyor..

•Son olarak, İspanya’ nın pek çok yerinde “biraz” bir şeyden yemek isterseniz, örneğin biraz tortilla canınız çekerse, “un pincho de tortilla” demeniz yeterli. Bu “pincho” kelimesi Türkçemizdeki “bi gıdım” sözünü hatırlatmıyor mu?…

Toledo

Madrid’ in 70 km güneyinde bulunan  Toledo, tarihte bronz çağına endekslenmiş. Romalılar zamanında yıldızı parlayan şehir, Kartaca eyaletinin idari merkezi haline gelmiş.  Daha sonra Vizigotların hakimiyetine giren kent ve çevresinde Hristiyan, Müslüman ve Yahudi toplulukları birlikte yaşamışlar. Arap hakimiyetinden sonra ise Madrid’ in başkent pozisyonu almasıyla Toledo, Castile-La-Mancha otonom bölgesinin başkenti olmuş.

Toledo

Ekonomisi metal işçiliği ile ayakta duran şehir, MÖ 500 yılında başlayan kılıç, bıçak, makas, traş bıçağı vb araçların imalatıyla ünlü. Bu yönüyle Romalı askerlerin tüm metal donanım ihtiyaçlarını karşılamış.

Tagus nehri kenarında tepelik bir bölgede kurulu olan şehir uzaktan bakınca kapalı ve iyi korunan bir kaleye benziyor. Bu nedenle gezmek oldukça kolay, kaybolmak zor. Merkezdeki Katedral muhteşem. Pek çok sinagog da var.

Alcantara Köprüsü, Toledo

Toledo’ nun bilinen bir diğer mahsulü, meşhur Manchego peyniri.

Toledo’ yu ziyaret etmek için Madrid’ ten otobüsle günü birlik bir yolculuk yapmanız yeterli. Yaklaşık bir saatlik rahat bir seyahat sonrası ulaşacağınız şehrin hemen her yerini görebilir, yemek yiyebilir ve akşam olmadan Madrid’ e dönebilirsiniz.

Palma (de Mallorca)

İspanya’ ya bağlı Balear takım adalarının en büyüğü olan Mallorca adasının başkenti Palma.  Adanın tarihi MÖ 6000-4000 arasına kayıtlı. Romalılar MÖ 123 yılında ele geçirmişler. Daha sonra Vandal’ ların idaresine geçen adada tuz madenciliği ve zeytin tarımı önemliymiş. Günümüzde ise turizm gelirleri adayı ayakta tutmaya yetiyor. Adada 4 milyon adet zeytin ve badem ağacı olduğu biliniyor. 2010 yılında adaya gelen turist sayısı ise 6 milyon.

DSC00441

MS 534 yılında Bizanslılar tarafından zaptedilen ada, 707 yılından başlayarak, kuzey Afrikadan gelen Arap akınlarına sahne olmuş.

En yüksek noktası deniz seviyesinden 1364 metrede olan adanın kuzey sahilleri kayalık, Palma’ dan başlayarak orta kısmı verimli düz topraklara sahip, mağaraların ikisi deniz seviyesinin üzerinde olmakla birlikte yeraltı göllerine sahip ve bunlar gezilebiliyor. Adada yollar inişli çıkışlı ve dolayısıyla bisiklet sporu yapanların gözdesi olmuş, yollarda antrenman yapan sporculara sıkça rastlanıyor.DSC00424

Polonyalı ünlü besteci Frederic Chopin, en verimli son zamanlarını bu adada geçirmiş.

İspanya Kraliyet Ailesi zaman zaman yaz tatillerini adada bulunan Marivent Sarayı’ nda geçiriyor.

Ada mutfağında doğal olarak deniz mahsulleri büyük yer tutuyor. Tatlı çörek “Ensaimada” da (paskalya çöreğine benzer) çok lezzetli…PlazaMayordePalma2

Palma de Mallorca’ ya ulaşmak için iki yol var; Hava yolu en basit ve kolay ulaşım aracı, deniz yoluyla ise Barselona’ dan, Valencia’ dan ve Denia’ dan gidilebiliyor. Ada ziyareti için iki gece üç günlük süre ideal…

Reklamlar