Etiketler

, , , , , , ,

Heidelberg

26 Ağustos 2005 Cuma günü İstanbul’ dan hareketle önce Frankfurt’a gidiyor ve oğlumla buluşup araba kiralayarak hemen güneye doğru E35 karayolunu takiben yola çıkıyoruz. Radarımızda Heidelberg şehri var. 1386 yılında kurulmuş üniversitesiyle meşhur bu şehir, Neckar nehrinin bir yakasında bulunuyor. Üniversite tarih boyunca önemli rol oynamış ve Almanya’ nın en eski kütüphanesi de burada. Romantik bir şehir olarak bilinmesi ve her yıl kalede düzenlenen festivaller, şehri bir turizm cenneti haline getirmiş. Nehire ve üzerindeki eski köprüye hakim görüşü olan “Filozoflar Yolu” da yürümeye değer…

Heidelberg kalesi ve köprüsü

Stuttgart

28 Ağustos 2005 Pazar sabahı saat 11.30 gibi ulaştığımız şehirde yaşam henüz başlamamıştı. Caddeler, sokaklar bomboş. Önce Porsche müzesini gezip araba merakımızı giderdikten sonra, yetinmeyip bir de MB müzesine gidiyoruz. Stuttgart Porsche, Daimler Benz, Bosch, Maybach, Mahle gibi ünlü otomotiv markalarıyla bilinen bir sanayi şehri. Burası da Neckar nehri üzerinde bulunuyor ve Türkiye’ den epeyce göç almış. Bol tepeleri olan bir arazi yapısına sahip şehirde, iklim uygun oduğu için bağcılık önemli bir ekonomik unsur ve şarap üretimi de yapılıyor.

Stutgard Porsche müzesi

Wiesbaden

30 Ağustos 2005 sabahı geldiğimiz Wiesbaden, Avrupa’ nın en eski spa şehirlerinden birisi. Bir zamanlar 26 adet termal kaynak olduğu söylenen şehirde bugün 14 kaynak hala faal. Kent Rhine nehri üzerinde kurulu ve Hesse eyaletinin başkenti. Her yıl Mayıs ayında düzenlenen sanat festivali, Ağustos ayında yapılan şarap festivali ve diğer müzik festivalleriyle önemli konukları da ağırlayan bir yerleşim. Frankfurt’ a yakın ve ulaşımın son derece kolay olması da popülerliğini arttıran bir başka unsur.

Kurhaus, WiesbadenWiesbaden

Frankfurt

31 Ağustos 2005 günü durağımız olan Frankfurt am Main, bir milyonu aşan nüfusuyla Almanya’ nın finans ve ulaşım merkezi. Aynı zamanda büyük bir de fuar merkezi (Frankfurt Messe) var. Burada her sene otomotiv, kitap ve müzik fuarları ve diğerleri düzenleniyor. Roma devrinden kalan şehirde tarih boyunca Alman kralları seçilmiş, hatta taç giydirilmiş. Almanya ekonomisinin kalbinin attığı bu şehirde de Türk girişimciler oldukça başarılı. Biz Römerberg meydanında soluklanıp bu tarih kokan şirin yerde karnımızı doyurduktan sonra nehir kenarında dolaşıp merkezde alışveriş yaparak günü tamamlıyoruz. Gezip görülebilecek sayısız yeri olan Frankfurt’ ta pekçok sanatsal aktiviteyi de izlemek mümkün. Her konuda bilgi alınabilecek bir linki aşağıda veriyorum:

http://www.frankfurt.de/sixcms/detail.php?id=stadtfrankfurt_eval01.c.317693.en

Frankfurt ve Main nehri

Dresden

Bu şehir, çalıştığım dönemde VW grubun bir toplantısına katılmak üzere ziyaret ettiğim ve görülmesi gereken eski ve önemli bir Doğu Almanya yerleşimi. VW grubun burada lüks otomobillerin üretimini yaptığı bir “cam fabrika” sı var. Dresden, Elbe nehri vadisinde kurulmuş ve Saksonya eyaletinin başkenti. Şehir, merkezinde bulunan Barok ve Rokoko tarzı yapılar nedeniyle “ziynet kutusu” olarak biliniyor.  İkinci Dünya Savaşının sonlarında ağır bir hava hücumuna maruz kalan şehirde pekçok tarihi eser büyük yara almış, fakat yapılan ciddi restorasyon çalışmaları sonucu yapılar tekrar geri kazanılmış.

Tarihi MÖ 7500 yıllarına uzanan Dresden’ in sanatsal altyapısının temelinde, Saksonya kralı Frederic Augustus’ un şehire pekçok ressam, mimar ve müzisyeni getirmesi olduğu söylenir. 18-20.yy’ larda toplumsal olaylara sahne olan şehrin ekonomisi de yıllar itibariyle otomotiv, ilaç, gıda işleme ve üretim konularında gelişmiş. 1871 yılında Alman İmparatorluğu kurulurken, burada büyük bir askeri garnizon oluşturulmuş ve günümüzde garnizonun bulunduğu yerde Askeri bir müze var.

Dresden şatosu ve Elbe

1944 ve 1945 yıllarında yedi kez bombalanan şehir Kızıl Ordu’ ya da ev sahipliği yapmış.

Dresden Şatosu (kraliyet rezidansı), hemen yolun karşısında bulunan Zwinger Sarayı, mimarisi bir gemiye benzeyen Katolik Hofkirsche, onarımı son zamanlarda bitirilen Frauenkirsche, Semperoper opera binası, Meissen porseleniyle yapılmış duvar süslemelerinin bulunduğu Fürstenzug görülmesi gereken yerlerden sadece birkaçı…

Köln

Yine bir iş toplantısı amacıyla bulunduğum ve Roma imparatoru Claudius tarafından MÖ 50 yılında bir koloni olarak kurulan Köln, bugün bir milyonu aşan nüfusuyla Almanya’ nın dördüncü büyük şehri. 1248 yılında temeli atılan Köln Katedrali, kentin en önemli simgesi. 2. Dünya Savaşında sahip olduğu hemen her yapıyı bombalara kurban veren bir yerleşim.  Adını bu şehirden alan meşhur kolonya (Eau de Cologne) da ilk defa 1709 yılında burada  bir Fransız şirketi tarafından üretilmiş. Rhine nehrini her iki yakasında da kurulmuş olan bu tarihi kent, “Kölsch” adındaki birasıyla ve 11 Kasımda başlayıp takip eden yılın 4 Şubat-10 Mart tarihlerine kadar süren karnavalıyla da biliniyor. Daha kapsamlı bilgi için:

http://www.cologne.de/Kanal üzerinde-Köln

Kassel

Fulda nehrinin üzerinde kurulmuş olan bu şehir, bünyesinde barındırdığı Volkswagen grubuna ait üretim ve lojistik tesisleriyle, ülkemizden göç eden vatandaşlarımızın da yerleştiği bir merkez. Romalılar devrine kadar inen tarihiyle ve gerek Kalvinist protestanlara ev sahipliği yapmasıyla, gerekse savaşlar sırasında askeri üs olarak kullanılmasıyla hatırlanıyor. Doğu ve Batı Almanya’ nın birleşmesi öncesi ikili görüşmelere de sahne olmuş Kassel. Frankfurt’ tan hızlı trenle Kassel-Wilhemshöhe yaklaşık iki saat sürüyor. Otomobil kiralayarak da 5 ve 7 numaralı otoyollardan rahatça ulaşılabiliyor. Çalışma hayatım sırasında sık sık ziyaret ettiğim bu şehrin en sevdiğim yerleri  Wilhemshöhe sarayı, onu çevreleyen büyük Bergpark ve şehre tepeden bakan Hercules heykeli. Yaz aylarında haftanın belli günleri, tepeden aşağıdaki göle kadar akan kaskad şeklindeki su yolu  ile bitimindeki şelalede yapılan su gösterileri de ayrı güzel. Jacob ve Wilhelm Grimm kardeşler de yaşamlarının uzun yıllarını burada geçirerek, bilinen hikayelerini edebiyat dünyasına kazandırmışlar.

Orangerie sarayı-Kassel

Hannover

Aşağı Saksonya eyaletinin başkenti olan Hannover Leine nehri üzerinde kurulmuş ve kendi adıyla ünlenmiş fuarıyla ve CeBIT fuarıyla tanınıyor. Merkezi Braunschweig’ da ve üretim tesisi Volfsburg’ da bulunan VW grubuna iş ziyaretlerim sırasında uçuş noktası olarak kullandığım bu şehir ve çevresi, savaş yıllarında sanayisiyle direnmiş ve aynı zamanda bombalara hedef olmuş. “October Fest” adıyla bilinen bira festivali heryıl burada da yapılıyor. “Herrenhausen” bahçeleri, hayvanat bahçesi, Market kilisesi ve çevresi mutlaka görülmeli. Fuar zamanları çok kalabalık olan şehirde kalacak yer bulmak da çok zor, erken rezervasyon şart…

Tren istasyonu, HannoverTown Hall, Hannover

Düsseldorf

Burası bir iş ve finans kenti. Köln’ de bulunduğum bir sırada trenle bir saatten az bir sürede ulaştığım, Rhine nehri üzerindeki bu şehirde her sene Temmuz ayında nehir kıyısında düzenlenen fuarı pekçok turist ziyaret ediyor. Reklamcılık, moda, telekomünikasyon gibi sektörlerde çok aktif rol alan şehirde “kö” adıyla bilinen ve uzun adı “Königsallee” olan alışveriş merkezinde ünlü markaları bulabilirsiniz. Köln şehriyle hep tatlı bir rekebet içinde olan Düsseldorf’ ta da meşhur bir bira var, adı “altbier”…

Düsseldorf

Düssseldorf, gece görüntüsü

Bremen

Weser nehri kenarında kurulmuş ve tarih boyunca çok fazla gelişememiş bu şehri belki de en çok meşhur yapan, Grimm kardeşlerin kitabında adı geçen “Bremen Mızıkacıları” dır. Yine bir iş toplantısı için gittiğim Bremen’ de görülmesi gereken yerler, “Altstadt” (eski şehir), “Marktplatz” meydanı, St. Petri katedrali, “Ratskeller” girişinde bulunan bronzdan yapılmış “Bremen Mızıkacıları” heykeli ve “Schlachte” adıyla bilinen ortaçağ limanı, ki bugün üzerinde pub’ların, barların, kafelerin bulunduğu bir bulvar var…

Leipzig

Yine bir iş toplantısı için gittiğim bu şehir, bir zamanlar kültür (müzik ve basılı yayın) ve öğrenimin üst düzeyde olduğu bir Avrupa kentiymiş. İkinci Dünya Savaşı sonrası Doğu Almanya’ nın Sovyet blokundaki değeri artarken, Leipzig’ in önemi azalmış. Fakat iki Almanya’ nın birleşmesini fırsat bilen kent yöneticilerinin başarılı çalışmaları ile bugün Leipzig, sahip olduğu alt yapısıyla yaşanabilir kentler listesinde yukarılara tırmanmış. Şehrin müzik geçmişinde Johann Sebastian Bach uzun yıllar burada çalışmış, Richard Wagner burada doğmuş, Robert Schumann yine bu şehirde aktif roller üstlenmiş. St.Thomas kilisesi görülmeye değer, Leipzig Opera Binası ise muhteşem….

Leipzig-clara zetkin parkKONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Münih

Isar nehri üzerinde kurulmuş, Almanya’ nın üçüncü büyük şehri ve Bavaria eyaletinin başkenti. Tarihte adının geçtiği ilk yazılı belge 1158 yılına ait. Her iki Dünya Savaşında kötü yaralar almış, bugün Alman ekonomisine katkısı çok büyük. Pek çok büyük şirketin (BMW, Siemens, MAN, Linde, Alianz gibi) merkezi burada bulunuyor. Hep iş konulu seyahatlerim nedeniyle bulunduğum bu şehirde heryıl düzenlenen “Octoberfest” yani bira festivaline bir kere gitme şansım oldu, ikincisini iple çekiyorum. 1972 yılındaki olimpiyat oyunları için yapılan meşhur olimpiyat stadı görülmeye değer. Uluslararası Münih fuarı ayrıca ziyaret edilmeli…

Münih hakkında yazılabilecekler buraya sığmaz, ama tüm bilgilere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

http://www.muenchen.de/rathaus/home_en/

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 Octoberfest, Münih

Reklamlar